Husiler'in Yemen Başkanlık Sarayına saldırısında iki güvenlik görevlisi öldü

Suudi Arabistan'da 13 Ekim'de iki seyir füzesinin engellenmesi sonucu ortaya çıkan şarapnel parçalarının düşmesi nedeniyle hasar gören 15 konuttan birindeki hasar.
Fotoğraf altı yazısı, Suudi Arabistan'da 13 Ekim'de iki seyir füzesinin engellenmesi sonucu ortaya çıkan şarapnel parçalarının düşmesi nedeniyle hasar gören 15 konuttan birindeki hasar.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Yemen'in güneyindeki liman kenti Aden'de, uluslararası alanda tanınan hükümetin merkezi olan başkanlık sarayını hedef alan Husilerin füze saldırısında iki güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.

Enformasyon Bakanı Muammer el-Eryani, BBC'ye yaptığı açıklamada, beş balistik füzenin el-Maaşik Sarayı'na isabet ettiği saldırıda başbakan ve diğer bakanların yara almadığını, ancak çok sayıda kişinin yaralandığını belirtti.

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sarea ise "Aden'deki Suudi düşmanın askeri operasyon karargahını" vurduklarını iddia etti.

Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, hükümeti destekliyor ve hükümet yanlısı güçlerin, İran destekli Husilere karşı yürüttüğü operasyonlara hava desteği sağlıyor.

Yemen Başbakanı Şaya Zindani, Husilerin Aden'e düzenlediği saldırıyı kınadı ve "korkakça" bir eylem ve "suç teşkil eden davranışlarının bir devamı" olarak nitelendirdi.

Hükümetin görevlerini yerine getirmeye devam ettiğini vurgulayan Zindani, bu saldırının, Yemen'in güneybatısındaki Kızıldeniz kıyısı ve diğer cephe hatlarında Husilere karşı operasyon yürüten güçlerin kararlılığını zayıflatamayacağını ifade etti.

Husiler ayrıca Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'in başkenti Sana yakınlarındaki bir yakıt deposunu vurmasının ardından, Suudi Arabistan'daki devlet petrol şirketi Aramco'yu hedef aldı.

Suudi Enerji Bakanlığı, saldırının Aramco'nun genel merkezindeki bir idari binada "sınırlı bir yangına" yol açtığını açıkladı.

Ülkenin doğusundaki Dahran kenti, çok sayıda bina ve yerleşim alanından oluşan Aramco'nun genel merkez yerleşkesine ev sahipliği yapıyor.

Suudi yetkililer, başka bölgelerde çok sayıda füze ve insansız hava aracının engellendiğini açıkladı.

Başkent Riyad'da ise düşen enkaz parçaları dört kişinin yaralanmasına neden oldu.

Yemen benzin istasyonu önünde develer geçiyor, ileride motorsikletle giden bir adam var.
Fotoğraf altı yazısı, Koalisyonun es Sabaha petrol tesisine operasyon düzenleneceği uyarısında bulunmasının ardından 13 Ekim Salı günü öğleden sonra Sana'daki benzin istasyonlarında kuyruklar oluştuğu bildirildi.

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, son günlerde Husilerle yürüttüğü savaş nedeniyle peş peşe saldırılara maruz kaldı.

Suudi Arabistan da buna karşılık, yıllardır grubun kontrolü altında bulunan Yemen'in başkenti Sana'daki Husilerin kalesi konumundaki bölgelere saldırılar düzenledi.

Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 13 Ekim Salı günü Yemen Petrol Şirketi'ne ait El Sabaha tesisine düzenledikleri saldırıya karşılık olarak Aramco'nun genel merkezini, Riyad'daki bir rafinerisini ve Riyad Havalimanı'nı hedef aldıklarını açıkladı.

İran destekli grup ayrıca önümüzdeki günlerde yeni saldırılar düzenleneceği uyarısında bulundu.

Riyad'daki Fransız haber ajansı AFP çalışanları, Çarşamba günü patlama seslerinin sürdüğünü bildiriyor. Telefonlara "hava tehdidi" uyarısı içeren ve insanlara sığınaklara gitmelerini tavsiye eden mesajlar gönderildi.

Uyarı birkaç dakika sonra kaldırıldı.

Salı akşamı koalisyon sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, güçlerinin Husiler tarafından Dahran'a doğru fırlatılan bir balistik füzeyi engelleyip imha ettiğini, ancak füzenin enkaz parçalarının bir yerleşim bölgesine düştüğünü söylemişti.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon aynı gün, Yemen'de Husilerin kontrolündeki başkent Sana yakınlarındaki bir yakıt deposunu hedef almıştı.

Husilerin kontrolündeki medya kuruluşları, hava saldırılarının Sana'nın batısındaki Yemen Petrol Şirketi'ne ait El Sabaha tesisini ve ayrıca Hudeyde liman kentinin kuzeyinde, Kızıldeniz kıyısındaki Ras İsa petrol terminalindeki tesisleri hedef aldığını bildirdi.

Husilerin yönettiği Sağlık Bakanlığı, Ras İsa saldırısında iki sivilin öldüğünü ve iki kişinin de yaralandığını açıkladı.

Koalisyon öncesinde bir uyarı yayımlayarak, "özel bir operasyon" nedeniyle sivillerin El Sabaha yakıt deposunu tahliye etmesini istemişti.

Uyarının ardından Sana'daki akaryakıt istasyonlarında kuyruklar oluşmuştu.

Husiler tarafından yönetilen Yemen Petrol Şirketi, halkı rahatlatmayı amaçlayan bir açıklama yayımlayarak tesisin "herhangi bir petrol ürünü stoku içermediğini" söylemişti.

Suudi Arabistan: 'Sonuçlarına katlanacaklar'

Husiler, Sana dahil olmak üzere Yemen'in batısında kontrol ettikleri bölgelere düzenlenen ve can kayıplarına yol açan Suudi saldırılarına karşılık olarak, Suudi Arabistan'daki havalimanlarını, petrol ve doğalgaz tesislerini ve askeri üsleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını söylüyor.

Husilerin Suudi Arabistan'ın başkentindeki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na 10 Ekim ve 11 Ekim'deki saldırılarında toplam 14 kişi öldürüldü, 300'den fazla kişi kişi yaralandı.

Husi milisleri, Yemen'deki iç savaşta, hükümet güçlerine verdiği destek nedeniyle Suudi Arabistan'ı hedef aldıklarını savunuyor.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon hükümet yanlısı Yemen güçlerine hava desteği sağlıyor.

Hükümet yanlısı güçler, geçen hafta Babülmendep Boğazı'na hakim bölgelerin kontrolünü yeniden ele geçirdiklerini açıkladı.

Ağustos ayından bu yana Yemen'de yüzlerce kişinin öldüğü bildiriliyor. BM İnsan Hakları Ofisi'ne göre hayatını kaybedenler arasında en az 54 sivil bulunuyor ve bunların yarısını çocuklar oluşturuyor.

BM verilerine göre ülke genelinde 216 binden fazla kişi de yerinden edildi. Ayrıca şüpheli kolera vakalarının sayısı üç hafta içinde üç katına çıkarak 217'den 647'ye yükseldi.

Mekke ittifakı

Taraflar arasındaki savaşın şiddetlendiği dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Mekke İttifakı adıyla savunma anlaşması imzaladı.

Bu anlaşma onay için henüz TBMM'ye gelmedi.

TBMM'de 13 Ekim'de yapılan grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli konuyla ilgili şöyle konuştu:

"Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır."

Bahçeli, "diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Özel, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise grup toplantısında, "Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, programı değildir" dedi.

Böylesi bir adımın İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceğini savundu ve "Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir. Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur" dedi.

Yeniden Refah Partisi de ittifak anlaşmasının TBMM'deki görüşmeleri öncesi tavrını belirledi.

YRP İstanbul Milletvekili Doğan Bekir, 12 Ekim'de Meclis'teki basın toplantısında "tarafsızlık politikası çerçevesinde" ret çağrısı yaptı.