DEM Parti: 'Çerçeve yasa müzakereye alan açmalı'

Mecliste oturan insanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüde konuşuyor.

Kaynak, Serdar Özsoy/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim 2024'te TBMM Genel Kurulu'nda yeni yasama yılının açılışında konuşuyor.
    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yürütülen çerçeve yasa hazırlıklarıyla ilgili temasların ardından DEM Parti yöneticileri, gazetecilerle biraraya gelerek hem yasal düzenlemeler hem de İmralı süreci konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Çerçeve yasayla, PKK'lılar hakkındaki tüm davaların düşmesinin sağlanması gerektiğini savunan DEM Parti yöneticileri, "Ama hangi PKK'lının nerede yaşayacağı meselesi müzakere konusudur. Yasa, müzakereye alan açmalıdır" değerlendirmesinde bulundular.

Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ile DEM Parti STK Komisyonu üyesi Sultan Özcan katıldı.

İlk sözü alan Ayşegül Doğan, DEM Parti İmralı heyetinin AKP ve MHP ile yaptığı görüşmeleri anımsatarak "Meclis çalışmalarına ara vermeden bu yasal çerçevenin Meclis'e gelmesi konusunda ortak bir fikir birliği var. Son görüşmelerde de bu teyit edildi" dedi.

Görüşmelerde, "Yasal düzenlemelerin kapsayıcı, kucaklayıcı ve suçlu-suçsuz, lider kadro-üye ayrımı yapılmadan hazırlanması" yönündeki görüşlerini muhataplarına ilettiklerini belirten Doğan, 24 Mayıs'tan bu yana Abdullah Öcalan'la görüşme izni verilmediğini hatırlatarak, gelecek hafta yeni bir İmralı görüşmesi yapılmasını beklediklerini ifade etti.

Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapılan görüşmenin de olumlu geçtiğini belirterek, Bahçeli'nin sürecin ilerletilmesi konusunda kararlılık ortaya koyduğunu söyledi.

'Öcalan'ın görüşleri sürece yansıtılmalı'

Önümüzdeki hafta yapılması planlanan İmralı ziyaretinin kritik önemde olduğunu belirten Doğan, Abdullah Öcalan'ın yasa taslağına ilişkin görüşlerinin alınmasının gerekli olduğunu ifade etti.

İktidar partisinin çerçeve yasa metnini henüz kendileriyle paylaşmadığını, ancak İmralı'ya taslak metinle gidilmesinin hedeflendiğini belirten Doğan, "Taslak çantada olur ya da olmaz, ancak Öcalan'ın önerilerinin sürece yansıyıp yansımadığını doğrudan kendisinden öğrenmek istiyoruz. Kalıcı güven ilişkisini sağlayacak olan şey hukuki güvencedir" dedi.

'Komisyonun İmralı ziyareti en az fesih kararı kadar önemliydi'

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ise sürecin başlangıcını hatırlatarak PKK'nın "çatışma riski barındıran bütün alanlardan çekildiğini" savundu.

"Örgüt, provokasyon ihtimali olan yerlerden ayrıldı. Bir tarafın sürekli kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği bir süreç yaşandı" diyen Temel, devlet yetkililerinin de bu süreci takip ettiğini ve bunun karşılığında TBMM'de komisyon kurulduğunu belirtti.

Komisyon üyelerinin İmralı ziyaretine dikkat çeken Temel, "İmralı ziyareti, tartışmalı da olsa bazı siyasi partiler katılmasa da gerçekleştirildi. Bu, en az fesih kararı kadar önemliydi" ifadelerini kullandı.

Temel, hazırlanacak düzenlemenin yalnızca silah bırakma sürecini değil, toplumsal yaşama dönüşü de kapsaması gerektiğini vurguladı.

Kayyum uygulamalarına dayanak oluşturan yasaların hâlâ yürürlükte olduğunu ifade eden Temel, bunların yanı sıra antidemokratik düzenlemelerin de ilerleyen süreçte değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Yasanın çerçevesi

DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç TBMM çatısı altında kurulan komisyonun raporunun Şubat 2026'da oylandığını anımsatarak, "Şu an Temmuz ayının ortasındayız ve henüz somut bir sonuç alamadık" dedi.

İktidarla yapılan son görüşmeden, Meclis yaz arasına girmeden yasa çalışmalarının tamamlanacağı izlenimini edindiklerini belirten Oluç, şunları söyledi:

"Bu yasa çok uzun bir yasa olmayacak, 10-12 maddelik bir yasa olacaktır. DEM Parti olarak önerilerimizi İmralı'da Öcalan'a ilettik, onun önerilerini aldık ve tüm önerilerimizi iktidara, devlete ilettik.

"Bütünlüklü bir yasa çıkarılması gerekir, isteyen herkesin yasadan faydalanması sağlanmalıdır. İmralı'da Öcalan'ın statüsü ve hukuki durumuyla ilgili bir kapsam içermelidir. İktidar tarafı da bizim bu önerilerimizi dinledi, not aldı."

Oluç, önümüzdeki hafta yapılması planlanan İmralı ziyaretinde Abdullah Öcalan'a iktidarın hazırlayacağı yasa taslağını götürmeyi umduklarını belirterek, "Bunu başarabilirsek çözüm süreci daha hızlı ilerleyebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran'daki AKP Meclis Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, sürecin yasal altyapısını oluşturacak çerçeve yasa teklifi ile ilgili soruya, "Meclis kapanmadan yetiştirebildiğimiz düzenlemeleri tamamlayacağız. Yetiştirebildiğimiz kadar yetiştireceğiz" yanıtını vermişti.

Normal şartlarda içtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Meclis'in çalışma süresi, Genel Kurul kararıyla uzatılmıştı.

Meclis'te yeni yasama yılı ise 1 Ekim'de başlayacak.

'Kim iktidardaysa onunla konuşuruz'

DEM Parti'nin geçmişte olduğu gibi bugün de sorunun çözümü için iktidarla görüşmeye devam edeceğini belirten Saruhan Oluç, "İktidar değişsin sonra konuşuruz deme lüksümüz yok. Kim iktidardaysa, devlet adına kim muhatapsa onunla konuşuruz. Bizim önceliğimiz Kürt sorununun çözümüdür" dedi.

Oluç, süreçte çeşitli risklerin bulunduğuna dikkat çekerek, "Kimsenin bize bir şey vaat ettiği yok. Kendi gücümüze ve mücadelemize güveniyoruz" ifadelerini kullandı.

Anayasa tartışması

Oluç, kalıcı, demokratik ve barışçıl bir çözüm için anayasal düzenlemelerin de gerekli olduğunu savundu.

Bugüne kadar AKP ile yürütülen görüşmelerde anayasa başlığının gündeme gelmediğini belirten Oluç, "Ama biz Türkiye'nin yeni bir Anayasa'ya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz" dedi.

DEM Parti'nin Anayasa'nın ilk dört maddesinin değiştirilmesini gündemine almadığını belirten Oluç, bunun dışındaki tüm anayasal düzenlemelerin tartışılabileceğini söyledi.

Oluç, yasanın çıkarılmasının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak, uygulama aşamasında Abdullah Öcalan'ın önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu:

"Hukuki statüsünün ve çalışma ortamının sağlanması gerektiğini belirtiyoruz. Bu konudaki düzenlemelerin de kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz."

'PKK silah bırakmadı'

DEM Parti yöneticileri süreçle ilgili ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu:

"PKK silahları bırakmadı, silah bırakma iradesini beyan etti. Teknik olarak 'Silah bırakılsın, öyle yasa yapalım' demek doğru değil.

"Kime bırakacaksınız silahları, güvenliği nasıl sağlayacaksınız?' görüşünü dile getiren parti yöneticileri, Türkiye'de sorunu çözmeye yönelik siyasi iradenin henüz kurumsal mekanizmalara tam olarak yansımadığını savundu.

"Bahçeli'de, Öcalan'da, iktidarda da bu kararlılık var. Ama mekanizmalar bu doğrultuda oluşturulmadı" değerlendirmesini yapan DEM Parti yöneticileri, "Çatışmayı önlemek gibi bir iyi niyet var ama o kadar. Devletin Kürtlere yönelik bilinen kodları henüz değişmedi" ifadelerini kullandı.